بسم الله الرحمن الرحيم

RAHMAN VE RAHiM OLAN ALLAH'IN ADIYLA


1 Yorum

Herkes hangi dünyaya kulak kesilirse, diğerine sağırdır…

Reklamlar


Yorum bırakın

bir grup insan

Vaktiyle bir grup insan yolculuğa çıkmış.Bir ara yollarını kaybetmişler.Öyle ki artık yollarına düz yerlerden değil de bataklıkların,çalı ve dikenlerin arasından geçerek devam ediyorlarmış.Yürümek gittikçe daha da güçleşiyormuş.

İşte o zaman grup ikiye ayrılmış.Birinci grup ; hiç durmaksızın , yürünülen yönde ilerlemek gerektiğini söylüyor,kendilerini ve başkalarını doğru yolda olduklarına,eninde sonunda hedefe varacaklarına inandırmaya çalışıyorlarmış.İkinci grup,tutulan yolun yanlış olduğunu,doğru olsa,bu zamana kadar hedefe çoktan varmış olmaları gerektiğini söylüyor,doğru yolu bulmak için,her yöne mümkün olduğu kadar hızlı yürümek  gerektiğini ileri sürüyormuş.İşte böylece yolcular iki gruba ayrılıp,bir kısmı aynı yönde,bir kısmı da tüm yönlerde yürümeye karar vermişler.Fakat aralarında bir kişi her iki fikri de kabul etmemiş.Bu kararlar doğrultusunda hareket etmeden önce,bir müddet durup , içinde bulundukları durumu iyice düşünmek,ancak ondan sonra bir karar vermek gerektiğini söylemiş.Fakat heyecana kapılmış ve korkmuş olan yolcular, yollarını kaybetmediklerine,ancak yoldan biraz saptıklarına,kısa zamanda tekrar yolu bulacaklarına inanıyor,böylece kendilerini avutmak istiyorlarmış.Hemen harekete geçmeyi,daha çok korkularını unutmak için istiyorlarmış.Bu istek o kadar kuvvetliymiş ki,bu yüzden o adamın ileri sürdüğü fikri her iki taraf da öfkeyle,şiddetle ve alayla karşılamış.Kimileri:”Bu ancak korkakların, güçsüzlerin,tembellerin dinleyebileceği bir öğüttür”demiş.Kimileri:”İnsan, hiç bir şey yapmadan,olduğu yerde durup bekleyerek hedefe nasıl ulaşabilir.Güzel bir öğüt doğrusu.”,kimileri:”Gücümüzü engellerle savaşıp,onları yenmeye harcamaz da korkaklar gibi onlara boyun eğersek insan olmamızın ne anlamı kalır?” diyormuş.

Çoğunluktan ayrılan adam yanlış yolda ilerlemenin, kendilerini büsbütün hedeften uzaklaştıracağını, bir o tarafa bir bu tarafa giderek bütün yolları denemenin de aynı şeyi yapmak demek olacağını,doğru yolu bulmak için tek çarenin,güneşe,yıldızlara bakarak hedefe giden yönü saptamak olduğunu,ama bunun için her şeyden önce,durmak gerektiğini,duraklamanın o yerde kalmak demek olmadığını,ancak bu şekilde doğru yolun bulunabileceğini, yolu bulduktan sonra da o yoldan hiç sapmadan ilerlemek gerektiğini ama bunu gerçekleştirmek için her şeyden önce durup,durumu incelemek lazım geldiğini söylemişse de kimse onu dinlememiş.

Böylece birinci grup o zamana kadar yürüdüğü yolda ilerlemiş.İkinci grup bir o tarafa bir bu tarafa giderek bütün yolları denemiş.Fakat her iki grup da hedefe ulaşamamış.Hedefe ulaşmak şöyle dursun dikenlerin,çalıların içine gömülüp kalmışlar.Denildiğine göre bugün bile hala yollarını arıyor,fakat bir türlü bulamıyorlarmış.

Alıntı- İçimizdeki Şeytan-Tolstoy

Bu hikaye size kimi ve neyi hatırlatıyor diye sormuyorum bile, yolumuza devam edelim 🙂

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

BİR HADİS :

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: “Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te’yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür.”
KAYNAK : Ebu Davud, Melahim 17, (4345)


Yorum bırakın

içimizdeki şeytan

 ” Ne ise o olmaya yanaşmayan tek varlıktır insan.Bu yüzden,kendimizle direkt alakası olmayan herşey dayanılmaz bir çekiciliğe sahiptir.Dolayısıyla, kendini bilmek için yaşaması gereken insan, bilmeyi bilmek peşinde koşar.Zira bilgin olmak, bilge olmaktan daha üstün gösterilmiştir ona.Dünyamızdan binlerce ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın ölümü kendi ölümümüzden daha önemliymiş gibi gelir bizlere.Yeni şeyler keşfetmek ve onun yapısını incelemk için seve seve veririz ömrümüzü.Bunları bilmekle hayatın anlamını daha iyi anlayacağımızı sanırız.Evrenin sınırsız olduğunun,bu gibi şeyleri araştırmanın sonunun gelmeyeceğini görmek istemeyiz pek.İyice düşünüldüğünde bu türden meşgalelerin kendimizden kaçmak için uydurduğumuz fantezilerden başka birşey olmadığının farkına varırız.Oysa yaşam ve ölümü aynı anda yaşayan insanın herşeyden önce, kendini çözmesi lazımdır.Herşey bu amaca hizmet ettiği ölçüde önem taşımalıdır.

Bu söylediklerimize bakıp da, bilim ve teknolojiye karşı olduğumuz sanılmasın sakın.Bizim bu söylemimiz insanları bilimin uşağı konumundan çıkarıp,efendisi yapmaya yöneliktir.Burada şöyle bir genelleme yapmanın tutarlı olacağı kanaatindeyiz:Kainattaki herşey hayatın anlamını anlamaya destekçi olduğu müddetçe faydalıdır.Psikoloji, sosyoloji,felsefe ve diğer tüm bilimler bu mihenge vurulmalı ve böyle değerlendirilmelidir.

İşte bu temel esprinin farkına varan Tolstoy, ‘içimizdeki şeytan’ adlı kitabında bunu anlatmaya çalışır.Hakikati bilmek ve mutlu olmak için bunların olmazsa olmaz şeyler olmadığını, hayatı anlamak için gözlerimizi hayatın kendisine çevirmemiz gerektiğini söyler.Bir arı, peteğinin hangi maddelerden müteşekkil olduğunu, diğer peteklerle konumunun nasıllığını sorgulamaksızın yapar balını.Çünkü onun vazifesi odur ve vazifesini yaptığı için mutludur.” diye tanıtmış Serkan Özburun kitabını…

iyi okumalar

 

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

 

BİR HADİS :

….Abdullah İbn Amr (R) ‘dan (şöyle demiştir): Bir kimse Rasulullah’a (S) :

– İslam’ın en hayırlısı hangisidir ? diye sordu.

Rasulullah (S): ” Yiyecek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermendir” buyurdu.

KAYNAK: SAHİH-İ BUHARİ VE TERCEMESİ (Mütercim:Mehmed Sofuoğlu) 1. cilt 182. sayfa


Yorum bırakın

kıblegah evler

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN ; ” Sen nesin ki ne istiyorsun” dedirtme.Güzel örnek olmak kadar önemli bir gayret olamaz.Niyetin ve gayretin büyük olsun.İsteklerinle işlerin arasında farklılık göstererek şeytanı güldürme.Çocuğunun beyninde kurmak istediğin düzeni önce sen evinde kur. Odaları şekillendirmek,beyinleri şekillendirmekten kolaydır.Önce kolayını hallet.Yemeğe besmele ile başlamayı,sünnete uygun yaşamayı,ahlak kurallarına riayeti evde gören çocuk, gideceği yolu görmüş çocuktur.

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN; Helal yemenin içmenin önemini küçümseme.Çocuğun ana rahmine düştüğü ve orada bulunduğu andan itibaren helalle gıdalanması şarttır.Bir dilim haram, anne ve babanın işini zorlaştıran koca bir kaya olabilir.Helal yemek , yedirmek zor deme.Zor, ancak imkansız değil.Çocuklarının rızkı için çalışıp terlemeni ibadet kabul ediyor Allah.Çocuk yetiştirmek ibadettir.İbadet helalle yapılır.

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN; Çocuğa yaşına uygun tavırlar göstermen gerekir.Yaşayacağı çağın gereklerini yaşına uygun bir üslupla vermemen halinde, değerli konuları heba etmiş olabilirsin.

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN; Hafız olacak veya şu okulu bitirecek diye diretme.Kur’an’ı sevmek ve onunla amel etmek, kuru bir ezberden önemlidir. Zaruri bilgileri öğrensin,helali haramı bilsin,gerisini bir ehli ile istişare ederek yönlendir.

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN; Dünyadaki bütün sorunlar, insan kadar eskidir, köklüdür.Bugün kararı verilip çözülecek bir sorunla karşı karşıya olmadığını ,sorunları çözecek bir sihirli değneğe kimsenin sahip olmadığını bil.Sabret.Peygamberler ve Allah’ın salih kulları neler çektiler. Kayaları erittiler de çocuklarını ikna edemediler. Bunun adı imtihandır,imtihan da sabırdır.

SALİH BİR ÇOCUK İÇİN; Çocuğumuz nimet azmanı olmasın.Her istediğine ulaşan,iştahı çekenden başkasını yemeyen,giyeceğini,berberini beğenen çocuk zorlukların önünde duman olup gitmeye mahkum olabilir.Tiryakilik hastalıktır.Fani dünyada tiryakisi olunacak bir şey yoktur.

Nurettin YILDIZ- KIBLEGAH EVLER


3 Yorum

kola

Kolada alarm!

Fransa Ulusal Tüketim Kurumu’nun araştırmasına göre, 19 kola ürününün çoğunda litre başına 20 küpe eşit şekere rastlandı. Lightlardaki tatlandırıcılar sağlığa zararlı çıktı. Ve kolalarda çok düşük miktarda da olsa alkol bulundu.

Fransa’da yapılan bilimsel bir araştırma, şeker deposu kolanın obeziteye yol açtığını ortaya koydu. “60 Millons de consommateurs” (60 Milyon Tüketici) isimli dergi, Fransa Ulusal Tüketim Kurumu’nun (INC) kolalı içecekler üzerindeki araştırmasının sonuçlarına açıkladı. Dergi, ülkede sağlık tartışmasına yol açan sonuçların “şaşkınlık verici” olduğunu ve bu içeceği tüketenlerin artık daha temkinli olması gerektiği yorumunu yaptı. En büyük tehlikenin koladaki şeker miktarıyla ilgili olduğunu belirten INC, tam 19 kola markası (Coca-Cola, Pepsi, Auchan, Cora, Casino, Leader Price, Man U-Cola, v.b.) üzerinde yaptığı araştırmada; şeker, tatlandırıcı, katkı maddeleri, kafein ve alkole rastladı. Çoğunda litre başına 100 gramdan fazla, yani 20 küpe eşit şekere rastlanırken, bu rakam Coca- Cola’da 18, Pepsi de ise 17 olarak açıklandı. “Light” kolaya gelince; tatlandırıcı miktarının “vücuda zarar verecek kadar çok oranda” olduğu belirildi. Kurum, fazla şeker tüketiminin başta obezite olmak üzere, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklara yol açtığı hatırlattı. Bilim insanları, laboratuvardaki incelemede sürpriz bir şekilde tarçın, Hindistan cevizi ve turunçgiller gibi bazı bitki ve meyvelerin bulgularını da elde etti. Kurum, bazı insanların bu bitki ve meyvelere karşı alerjik olduğunu hatırlatarak, giderek artan gıda alerjilerinin bir nedeninin de kola olabileceği belirtildi. Daha önce gazlı içeceklerde bulunduğu bilinmeyen “terpen”in doğal ürün bileşeni olarak a r o m a yaratmakta kullanıldığı keşfedildi.

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/06/28/kolada-alarm-seker-deposu-cikti

*********

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

Niye kimse asidi kaçmış kolayı içemez? Fazla şekerli gelir, asidden arınınca şekeri açığa çıkar. Çocuklarınıza her istediklerini yedirip içirmeyin, ki daha birkaç aylık bebeğin ağzına kola veren kişiler tanıyorum, yapmayın etmeyin…


2 Yorum

bir haber

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Fatih Hakimi Ayla Kaya’yı, çarşafını çıkarmadığı için mahkeme salonundan çıkardığı kadınla girdiği tartışmada “Terbiyesiz, ahlaksız, ukala” sözleri nedeniyle hakaretten suçlu buldu. Kurul, Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin Kaya’nın hakaret suçundan beraatine ilişkin kararını oy çokluğuyla bozarak, dosyayı yeniden karar verilmek üzere daireye gönderdi.

İstanbul Adalet Komisyonu’nun hazırladığı fezlekeye göre mahkemedeki olay şöyle gelişti: Naciye Sönmez, 21 Mayıs 2009 tarihinde davacı sıfatıyla Fatih 1. İcra Ceza Mahkemesi’nde davasını takip ediyordu. Üzerinde çarşafı olduğu halde duruşma salonuna girdi. Hâkim Ayla Kaya, kimlik tespiti için yüzünü açmasını istedi. Sönmez ise peçesini yüzünün görünebileceği kadar çenesinin altına indirdi. Ancak yargıç, salondaki erkekleri dışarı çıkararak Sönmez’in başını tamamen açmasını istedi. Kaya, başını açmayan kadına, “Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz.” dedi. Sönmez de, “Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında böyle bir şey yok. Düşüncenizi uygulayabilmek için Atatürk’ün arkasına sığınmayın, Atatürk’ün hanımı çarşaflı idi, sizin gibi yapmıyordu. Başımda başka örtü yok. Sadece bonem var, çıkartamam, inancım gereği örtünüyorum, bana neden zulmediyorsunuz, ikimiz de öleceğiz, Allah’ın huzuruna çıkacağız.” dedi. Hâkim de bu sözlere “Senin Allah’ın burada olmaz. Onun kanunları burada geçmez.” cevabını vererek, duruşmayı başka bir güne erteledi. Sönmez de mahkeme salonunun kapısını açıp, “Uğradığım haksızlığa ve bu rezalete herkes şahit olsun.” dedi. Hakim de kadının arkasından, “Burada ne rezalet var, terbiyesiz, ahlaksız, ukala çık git.” diyerek bağırdı.

ZAMAN GAZETESİ

( http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=1309807&title=hâkim-carsafiyla-durusmaya-giren-kadina-hakaretten-yargilanacak )

********

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

Bu haberden yola çıkarak, insanlara cephe alalım demiyorum. Ama hakkımızı savunmayı bilelim, karşımızdaki insan ‘adalet sağlayıcı’ biri olması gerekirken, adaletsizlik yapıyorsa; -Allah rızası için- susup sineye çekmeyelim artık.Hakkımızı arayacağımız yer illaki vardır, okullara almadılar diye örtümüzden vazgeçtik, mesleğimizi icra edemiyoruz diye örtümüzden vazgeçtik, yargıç istedi o istedi bu istedi örtümüzden vaz mı geçeceğiz hala? Geçmeyelim artık, Allah rızası için, savaşmayı öğrenelim. Ve bu kadıncağız da bize en güzel örneklerden biri olsun, hakarete hakaretle cevap vermemiş, hakkını araması gereken platforma taşımış. Allah ondan razı olsun!