بسم الله الرحمن الرحيم

RAHMAN VE RAHiM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

deizm felsefesi

Yorum bırakın

boş çaba

es-selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh

DEİZM : ” Deizm veya yaradancılık, tüm dinleri reddeden ancak Tanrı’nın varlığına inanan inanç biçimidir. Dinler reddedildiği için peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günâh, dua, ibâdet, vahiy, kader, ahiret, cennet, cehennem, melek, cin ve şeytan gibi kavramların hiçbirinin deizm inancında yeri yoktur. Yalnızca evreni ve doğa kanunlarını koyan, bunun ardından evrene ve insanlığa hiç bir müdahalesi olmayan bir Tanrıya inanılır. Bu tek inancın kaynağı, dolaysız yoldan algılarımızla doğaya ve insanın yapısına duyulan hayranlık ve bunları bir yaratan bir gücün olması gerektiğine yönelik inançtır. Deizmde insan için en önemli ödev, Evren’i ve yasalarını akıl yoluyla bilmek, anlamak ve zihnini sürekli geliştirmektir.[kaynak belirtilmeli]

Deizm, evrim teorisine karşı değildir. Deizm’e göre insan, Tanrı’nın oluşturduğu kurallar çerçevesinde, daha ilkel canlıların evrimleşmesi sonucu oluşmuş olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu yaradan gücün belirli kuralları önceden koymuş olmasıdır. Başka bir deyişle tamamen kendiliğinden bir oluşum söz konusu değildir. Bir yaratıcıya inanmak, o yaratıcının, insanı aşama geçirmeksizin bir anda yarattığı fikrine inanmayı da gerektirmez; ama Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet gibi semavi dinlerde insanın, önceden evrim geçirmeksizin, bir anda yaratıldığına inanılır. Evrim teorisine karşı akıllı tasarım görüşü ortaya atılmaktadır. Bu inanış Deizm’de bulunmak zorunda değildir.[1]” ALINTI-vikipedi

Sadece gördüklerine ve akıllarının kabul ettiğine iman etmiş, inanmış bu insanlara göre, bir Yaratıcı var ama sadece yaratıyor. Yani Allah’ın Yaratıcılığı kabul ediyor, ceza ve/veya ödül verme hakkını tanımıyorlar. Onlara göre yaratıldık ve sonra mikroorganizmalara yem olup, yok olacağız.

Üzerine düşünülmesi gereken nokta, firavun gibi bir asinin bütün hayatı boyunca yaptığı bütün işkencelerinin karşılığı sadece ölmesi miydi? Sonrası yok dersek eğer?! Kendi karısını ve daha birçok insanı kazıklara geçirdi ve sonra öldü, olay kapandı, mı acaba? Yüzlerce canın karşılığı sadece onun canı mıydı?

Bu çok adaletsiz bir inanış değil mi, hem bu dünyada her insanın aynı şartlarda yaşamadığı apaçık ortada… O zaman deizm felsefesinin inandığı sistem çok acımasız, her yaratılanı başı boş bırakmış ve boşvermiş. Bir çocuk daha doğmadan ölürken, başka bir yaratılan hayatını lüks içinde, kimseden korkmadan -Allah eğer yarattıklarına karışmıyorsa- bu dünyada ve sonrasında hiçbir sorgulamaya tabii tutulmadan organizma yemi olacak.

Bu dünyaya imtihan için gelmediğimize inanan, sorguyu ve dünyada gördüklerinin dışında -Allah hariç- hiçbir varlığı kabul etmeyen deizmciler, insanoğlunun maymundan geldiğini kabul edebiliyorlar. Bir zamanlar, insanlar yokken maymunlar varsa, sonradan dönüşüp insan oldularsa, günümüzdeki maymunlar neden dönüşemedi? Ya da günümüzdeki maymunların da bir zamanlar yaşamış insanlardan gelme ihtimali var mı? Zaten bilim, insanlığın maymundan gelmediğini kesin olarak ispat etmiş bulunuyor, deizmciler kabul etmese de…

Deizmi savunan bir tanıdığımın iddiasına göre, doğa insan için insan da doğa için yaratılmış olup, her yaratılan birbirine muhtaç… Yani bir insanın yaşamak için sadece yaratılmaya, havaya, suya, ağaçlara vs. muhtaç, bu saydıklarımızın her biri de insana muhtaç. Yalnız benim dikkatimi çeken bir durum var ki, insanoğlu Allah’ın yarattığı herşeye muhtaç evet, ama diğer canlılardan insana muhtaç olanı göremiyorum. Hatta insan olmasa doğa daha iyi bir durumda olabilir.

Benim deizm felsefesinden öğrendiklerim ve bu deizmci insanla tartışmalarım sonucunda geldiğim nokta, inancımı sağlamlaştırmakla birlikte; bir ayetin hayatıma yansıması olmuştur :

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM: ”214- Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır.” BAKARA-214.

Gerçekten bu insanın saldırıları, dinime ve Peygamberim’e (S.A.V.) attığı iftiralar, sabrımı sınadı; imtihanda olduğumu ve Rabb’imin benim imanımı sağlamlaştırmak istediğini daha net idrak ettim.Zaten Peygamberimiz S.A.V. ve bizden önce gelip geçenler, delilik, sapkınlık , ayetleri uydurma gibi iftiralara maruz kalmıştı; ben ve inanan kişiler de şimdi yobazlık, bağnazlık ( çoğunun bu iddialarının anlamını bile bilmediğine eminim) , sürü psikolojisiyle -düşünmeden- hareket etme gibi yaftalara maruz kalmamız çok normal. Allah hidayetimizi arttırsın, kalplerimizi sapmaktan ve saptırılmaktan, nefislerimizi azmaktan ve azdırılmaktan korusun, inşaAllah…

Reklamlar

Yazar: nedenvenasil

insanlara bir zerre kadar yararı olabilsin isteyen bir topluluk... http://konyasaglik.wordpress.com/ https://nedenvenasil.wordpress.com/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s