بسم الله الرحمن الرحيم

RAHMAN VE RAHiM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

bir grup insan

Yorum bırakın

Vaktiyle bir grup insan yolculuğa çıkmış.Bir ara yollarını kaybetmişler.Öyle ki artık yollarına düz yerlerden değil de bataklıkların,çalı ve dikenlerin arasından geçerek devam ediyorlarmış.Yürümek gittikçe daha da güçleşiyormuş.

İşte o zaman grup ikiye ayrılmış.Birinci grup ; hiç durmaksızın , yürünülen yönde ilerlemek gerektiğini söylüyor,kendilerini ve başkalarını doğru yolda olduklarına,eninde sonunda hedefe varacaklarına inandırmaya çalışıyorlarmış.İkinci grup,tutulan yolun yanlış olduğunu,doğru olsa,bu zamana kadar hedefe çoktan varmış olmaları gerektiğini söylüyor,doğru yolu bulmak için,her yöne mümkün olduğu kadar hızlı yürümek  gerektiğini ileri sürüyormuş.İşte böylece yolcular iki gruba ayrılıp,bir kısmı aynı yönde,bir kısmı da tüm yönlerde yürümeye karar vermişler.Fakat aralarında bir kişi her iki fikri de kabul etmemiş.Bu kararlar doğrultusunda hareket etmeden önce,bir müddet durup , içinde bulundukları durumu iyice düşünmek,ancak ondan sonra bir karar vermek gerektiğini söylemiş.Fakat heyecana kapılmış ve korkmuş olan yolcular, yollarını kaybetmediklerine,ancak yoldan biraz saptıklarına,kısa zamanda tekrar yolu bulacaklarına inanıyor,böylece kendilerini avutmak istiyorlarmış.Hemen harekete geçmeyi,daha çok korkularını unutmak için istiyorlarmış.Bu istek o kadar kuvvetliymiş ki,bu yüzden o adamın ileri sürdüğü fikri her iki taraf da öfkeyle,şiddetle ve alayla karşılamış.Kimileri:”Bu ancak korkakların, güçsüzlerin,tembellerin dinleyebileceği bir öğüttür”demiş.Kimileri:”İnsan, hiç bir şey yapmadan,olduğu yerde durup bekleyerek hedefe nasıl ulaşabilir.Güzel bir öğüt doğrusu.”,kimileri:”Gücümüzü engellerle savaşıp,onları yenmeye harcamaz da korkaklar gibi onlara boyun eğersek insan olmamızın ne anlamı kalır?” diyormuş.

Çoğunluktan ayrılan adam yanlış yolda ilerlemenin, kendilerini büsbütün hedeften uzaklaştıracağını, bir o tarafa bir bu tarafa giderek bütün yolları denemenin de aynı şeyi yapmak demek olacağını,doğru yolu bulmak için tek çarenin,güneşe,yıldızlara bakarak hedefe giden yönü saptamak olduğunu,ama bunun için her şeyden önce,durmak gerektiğini,duraklamanın o yerde kalmak demek olmadığını,ancak bu şekilde doğru yolun bulunabileceğini, yolu bulduktan sonra da o yoldan hiç sapmadan ilerlemek gerektiğini ama bunu gerçekleştirmek için her şeyden önce durup,durumu incelemek lazım geldiğini söylemişse de kimse onu dinlememiş.

Böylece birinci grup o zamana kadar yürüdüğü yolda ilerlemiş.İkinci grup bir o tarafa bir bu tarafa giderek bütün yolları denemiş.Fakat her iki grup da hedefe ulaşamamış.Hedefe ulaşmak şöyle dursun dikenlerin,çalıların içine gömülüp kalmışlar.Denildiğine göre bugün bile hala yollarını arıyor,fakat bir türlü bulamıyorlarmış.

Alıntı- İçimizdeki Şeytan-Tolstoy

Bu hikaye size kimi ve neyi hatırlatıyor diye sormuyorum bile, yolumuza devam edelim 🙂

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

BİR HADİS :

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: “Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu takbih ederse (kötü olduğunu te’yid ederse), o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. O kötülüğe şahid olmadığı halde, işittiği zaman memnun kalan kimse, sanki şahid olmuş gibi manen zarar görür.”
KAYNAK : Ebu Davud, Melahim 17, (4345)
Reklamlar

Yazar: nedenvenasil

insanlara bir zerre kadar yararı olabilsin isteyen bir topluluk... http://konyasaglik.wordpress.com/ https://nedenvenasil.wordpress.com/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s