بسم الله الرحمن الرحيم

RAHMAN VE RAHiM OLAN ALLAH'IN ADIYLA


Yorum bırakın

♥ PEYGAMBER SEVGİSİ ♥

” Ben şahadet ederim ki ALLAH’ tan başka İlah yoktur ve ben yine şahadet ederim ki Muhammed (sav) onun KULu ve ELÇİsidir. ”

***

“Şüphe yok ki Allah ve melekleri Peygamber’e salât (rahmet) ederler. Ey inananlar, siz de ona salât edin ve tam teslimiyetle ona selâm verin.”

(Ahzap Sûresi: 56 )

***

Fasil : KİTÂBÜ`L-EYMÂN
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek
Ravi : Abdullah İbn-i Hişâm
Baslik : BİR KERE RESÛL-İ EKREM HAZRET-İ ÖMER`İN ELİNİ TUTARAK “YÂ ÖMER, BEN SANA HAYÂTINDAN DAHA SEVİMLİ OLMADIKÇA ÎMÂNIN KEMÂLE ERMEZ!” BUYURMUŞ, ÖMER DE: YÂ RESÛLA`LLÂH, SEN HAYÂTIMDAN SEVİMLİSİN, DEMİŞ
Hadis : Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Biz bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber bulunuyorduk. Resûlu`llah, Ömer`in elini tutmuştu. Ömer: – “Yâ Resûla`llah! Sen bana muhakkak ki her şeyden çok sevimlisin, ancak canımdan değil” dedi. Resûl-i Ekrem: – “Hayır (öyle söyleme) hayâtım yed-i kudretinde olan Allah`a yemîn ederim ki, ben sana hayâtından daha sevimli olmadıkça (îmânın kemâle ermez)” buyurdu. Bunun üzerine Ömer: – “Öyle ise, şu anda yâ Resûla`llah! Muhakkak ki, Sen canımdan da sevimlisin” dedi. Resûl-i Ekrem de: – “Şimdi yâ Ömer! Îmânın kemâle erdi!” buyurdu.
HadisNo : 2069

***

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh


Yorum bırakın

EVREN (!)

*** es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh ***

cumamız, bayramımız mübarek olsun, hayırlara vesile olsun, dualarınız kabul olsun inşaallah…

***

Bugün, bu kara bulutların altında belirmiş güzel gökkuşağının hatrına güzel bir konuda yazı yazmayı planlıyordum… Ama yine aklıma takıldı, insanların ALLAH demeyip evren demeleri 🙂 Ne zamandır aklımda bu konu ama bir türlü sıra gelmemişti,farkettiniz mi siz de EVREN kelimesini ?

misal

***Evrene olumlama gönderiyoruz o da bize olumlu yanıt veriyor-muş, çünkü evrende tesadüf yok yankı var-mış 🙂

*** ALINTIDIR : ” Kendi yaratıcı gücümüze iman, güven ve inanç   eksikliğimizi teslim etme, istediğimiz şey için niyet oluşturma ve onu  birlikte  – yaratmak için Evren ile birlikte çalışma istekliliğimiz ile  ilgilidir. Evren’i  yardıma çağırdığımız ve onun bize yardım edeceğine  tamamen güvendiğimiz an,  mucizelerin gerçekleştiği andır. ”

***Evrende iki temel yüksek frekanslı enerji bulunmakta, aynı ying-yang sembolünde olduğu gibi, gece- gündüz, iyilik-kötülük, güzellik-çirkinlik gibi. Bu temel iki enerji Sevgi-Korku enerjisi.

EVREN NEDİR diye sordum üç beş arkadaşa; kimine göre yaşadığımız yer, gezegen galaksi vs. ; kimine göre içinde bulunduğumuz boşluk … Hatta biri Kenan EVREN’ i biliyorum ben sadece dedi ,değişken yani 🙂 Yaratılış olarak biz buyuz anlamalısınız, biz gerçekten üstün bir Varlığı kabul  ettik , varlığından birliğinden eminiz, O’nun bizi hep duyduğunu hep gördüğünü biliyoruz, ne istersek O’ndan istiyoruz, ama O’nun adı evren değil ! Gelin bunlara ” olumlama ” demeyelim, DUA diyelim ki doğrusu da budur … Bizim asla yaratma gücümüz falan yok, yaratmak olmayan birşeyi var etmektir ve biz bunu asla yapamayız; biz ancak icad ederiz ki diğer adı buluştur; yani hali hazırda var olanı açığa çıkarırız. ( Allah isterse )

Gözümüzün önünde duran kıpkırmızı bir nokta düşünün şimdi, hayır hayır olumlama cümleleri kurup, kuantuma bağlayıp, yoga yaptırmayacağım size 🙂 O kırmızı noktanın etrafında hiçbir şey yok daha dikkat çeken ve daha gerçek olan… O nokta bizim varış yerimiz ve bizim uydurduğumuz bu saçmalıklar ancak ona ulaşmamızı geciktiriyor. Hedefimizin etrafında dönüp duruyoruz, onu görüyoruz ama ulaşamıyoruz. O hedef doğduğumuzda içimizde bulunan ALLAH inancıdır, imanımızdır. Ona vardığınız zaman, herşey ayan beyan serilecek gözünüzün önüne, anlayamadığınız herşeyi anlayacaksınız , gerçek ve sonsuz huzura ereceksiniz.Daha önce önemli olan herşeyin önemini yitirdiğine şahit olacaksınız, hayat olması gerektiği gibi olacak, basitleşecek, kavgalar -kıskançlıklar – sinir krizleri sizi terk edecek, çünkü uğrunda ölümü göze alacağınız değerleriniz  değişecek… Kendinizi, varlığınızın sebebini anlayacaksınız… İNŞAALLAH

Evet tesadüf diye birşey yok, ama yankı da yok ! Allah var ve O’nun sistemi var.. Harika bir sistem, herkese tam gerektiği saniyede haddini bildiren tam gerektiği anda mucizesini gösteren, mükemmel bir terazi… Tabii mükkemmel yaratışı var bir de Rabbimizin… Dünyanın güneş etrafında dönerken belirli periyotlarda 2-3 cm kadar kayma yaptığını ve koskoca dünyanın 2 santimcik kaymazsa bütün dengelerin değişeceğini biliyor muydunuz ? Bu terazi her yerde kurulu, sizin hayatınızda da, dünyanın döngüsünde de … Şimdi siz dilerseniz onu görün, dilerseniz başka bir ana saklayın. İster gözleriniz açıkken farkedin Rabbimizin mükemmelliğini, dilerseniz ebedi hayatınızda! İman etmeyenler, ALLAH demeyip evren, tabiat ana gibi saçmalıklar uyduran zavallılar da bir gün mutlaka iman edecek, ama iş işten geçmiş olacak bunu da çok iyi bilin!

GÖKKUŞAĞI GERÇEKTEN MÜKEMMEL, YARATTIĞI HERŞEYİN MÜKEMMEL OLUŞU GİBİ…


Yorum bırakın

zor(unlu)luk (!)

        Şuralarda bir yerde olacaktı, hay ALLAH nerede unuttum acaba ruhumu ?!

Hayat bundan mı ibaret, sabah kalk yüzünü yıka dooğru kahvaltı masasına, sonrasında bir koşturmaca iş, güç , çoluk çocuk … Bir de ben vardım, unutmamam gereken , her insan kendi sınavı için yaratılmadı mı sonuçta?

İnsan bu hengame içinde unutmuyor mu sizce de asıl görevinin ne olduğunu ya da bazen atlıyoruz çok önemli bir toplantı için koştururken namaz vaktinin geçtiğini.Robot muyum ben? İki dakikam yok mu kendim için harcayabileceğim, hayatım zorunluluklardan ibaret olmasın artık.Önceliklerim ve zorunluluklarım karışmasın!!!Uyumak zorunda olduğum için uyumak istemiyorum, gerektiği zaman ve istediğim kadar uyuma lüksüm olsun lütfen. Yarın sabah erkenden işe gitmek zorundayım o yüzden 12 de uyumak zorundayım ve tam da bu yüzden namazdan sonra tesbihatı kısa tutmak zorundayım.ZORUNDA MIYIM?! Sahi ben ne için yaratıldım? Bak yine unuttum!

Peki böyle bir hakkım var mı benim? Yani insanlar için yok tabii ki , patronum benden bir iş bekliyorsa acilse bir namaz kılayım dersem tepkisi hoş olmaz herhalde 🙂 Peki RABBİM? Bana karşı bu kadar adilken, bu kadar lütufkâr iken, bu kadar bağışlayıcı iken, BENİM KİMİN RIZASINI ÖNE KOYMAM GEREK? Rızkımı veren kimdir, patronum mu ? Asla ! Çok uyanık olmamız gerek, dünya hayatı bizi aldatmamalı, şeytan işini bize süslü göstermemeli,önceliklerimiz  ve tavrımız çok net olmalı ki, RABBİMİZE varacak yüzümüz olsun…

بسم الله الرحمن الرحيم

İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.” NEBE – 39.

es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh


1 Yorum

birkaç düşünce

“Göklerde ve yerde bulunanlar O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.” (Rum, 26)

Bunu sık sık hatırlamam gerekiyor. Gözüm alabildiğince doğayı izlemeye bayılıyorum. Güneşin batışında, ağaçların yeşilinde, her bir çiçeğin biçiminde, kokusunda hayran olduğum sanatın bir sahibi var. Cömertçe istifademize sunduğu bunca güzel şey de O’nun kulu ve hepsi bir boyun eğiş içinde. Bir zamanlar akılsız sandığım tüm bu yaratılmışlar meğerse ne kadar akılla doluymuş.

“Doğrusu biz emaneti yerine getirme sorumluluğunu göklere, yere ve dağlara arz ettik de bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular da onu insan yüklendi. Cidden o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab, 72)

Şu ayetin dehşetiyle ezildiğim sırada benim de gücümün yetebileceği sorumluluklarımın olduğunu bilmek beni rahatlatıyor.

“Rabbin kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anaya babaya ihsanı emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa erişirlerse, onlara ‘öf’ deme. Onları azarlama ve onlara çok nazik söz söyle. Onlara merhametten dolayı alçak gönüllülük kanadını indir ve: ‘Ey Rabbim! Küçükken beni yetişdirdikleri gibi onlara acı.’ de. Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kimseler olursanız şüphesiz O, çok tevbe edenleri bağışlayıcıdır.”

Neyse ki ayetler var. Selamun aleykum ve rahmetullah..